Haksız rekabete Ombudsman formülü

Vatandaşın bir numaralı gündem maddesi olan marketlerle ilgili Rekabet Kurumu kapsamlı bir rapor hazırladı. Hızlı Tüketim Malları (HTM) perakendeciliği sektörünün incelendiği 269 sayfalık raporda marketlerde haksız rekabet uygulamalarına dikkat çekildi. Bu uygulamaların çiftçi, KOBİ ve küçük üreticileri mağdur ettiği, bu durumun vatandaşa da yansıdığı belirtiliyor. Rapora göre, sürecin tek kazananı marketler…

FARK FATURASI KALKMALI
Rekabet Kurumu raporda hem vatandaşın hem de tedarikçilerin korunması için bir dizi öneri sıraladı. Son dönemde marketler ve tedarikçiler arasında soruna neden olan fiyat farkı uygulamalarının bir an önce yasaklanması istendi.

Fiyat farkı, faturanın eksik ya da fazla kesilmesi halinde yeniden bir ücret ödenmesi veya alınması gerektiği durumlarda hazırlanan faturaya deniyor. Ancak zincir marketler bunu tedarikçiye indirim baskısı olarak kullanıyor. Örneğin tedarikçi zincir markete 100 bin TL’lik ürün satıyor, bunun karşılığında da fatura kesiyor.
 

Zincir market de tedarikçiye indirim almak için fiyat farkı faturası kesiyor. Bu da örneğin 10 bin TL+KDV olarak yansıtılıyor böylece market tedarikçiyi yüzde 10’luk indirime zorluyor. Tedarikçi bunu kabul etmemesi halinde iade ya da ürünün rafa konulmaması gibi türlü tehditlerle karşı karşıya kalıyor. Hal böyle olunca bu talebi kabul etmek zorunda kalıyor.

RAF BEDELİ OLMASIN
Raporda bozulabilir tarımsal ve gıda ürünlerinde 30 günü aşan ödeme vadeleri, bozulabilir gıdalarda kısa sürede yapılan iptal bildirimleri, alıcının tek taraflı sözleşme değişiklikleri, kayıp ve bozuk mal riskinin tedarikçiye transferinin yasaklanması gerektiğine de dikkat çekildi.

Ayrıca raf, stok, promosyon ve reklam bedellerinin tedarikçiye yıkılmasının yasaklanması istendi. Marketlerin tedarikçinin ürünlerini satmak için kullanılan alanlara yerleştirilmesinde tedarikçiden personel ücreti almasının önüne geçilmesi önerisi yapıldı.

PARA CEZASI YETKİSİ VAR
Rekabet Kurumu, perakendeci ile tedarikçi sorunlarının çözümü için İngiltere’de uygulanan ‘Süpermarket Ombudsmanlığı’ modelini örnek gösterdi. İngiltere’de 2013’te kurulan sistem, bağımsız bir otorite…

Modelle perakendecilere tedarikçilere zamanında ödeme yapılması, haber verilmeksizin tedarik sözleşmelerinde değişikliğe gidilmemesi gibi yükümlülükler getiriliyor. Ombudsman ciddi ihlaller varsa para cezası verme yetkisine de sahip.

YENİ MAĞAZA AÇILIŞI İZNE BAĞLANSIN
Raporda, hemen her gün sayıları artan zincir marketlerin yeni mağazalarının açılışının da belirli kriterler çerçevesinde olması gerektiği belirtiliyor.

Bu kapsamda mağaza açılış izinlerinin nüfus kriterine bağlanması, mağaza açılışlarına yönelik olarak, belirlenecek bir mesafe çapında aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer alan perakendecilerin ikinci bir şube açmalarının yasaklanması ve aynı çap içinde bir devralma işlemi yapmasının engellenmesi gerektiği vurgulanıyor.

HASAR RİSKİ DAHİ TEDARİKÇİYE AKTARILIYOR
Sektördeki genel sorunlara ilişkin sorunların da aktarıldığı raporda, perakendeciye teslim edilen ürünün dahi hasar riskinin tedarikçiye aktarıldığı, özellikle mağazada ya da depoda hasar görmüş ürünlerin tedarikçilere fatura edildiği, tahsilat sürelerinin çok uzun olduğu, bazı perakendecilerin stoklarındaki ürünü sattıktan sonra vadelendirdiği ve finansman yükünü tedarikçilerine kaydırdığı vurgulandı.

YERELLERE MARKALI ÜRÜN ÜRETME TEŞVİKİ
Raporda küçük veya yerel perakendecilerin büyük zincir marketlerle daha etkin bir şekilde rekabet edebilmesini sağlayabilmek için alım birliklerinin teşvik edilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Bu kapsamda, “Küçük/ yerel perakendecilerin daha uygun fiyatlarla ürün satın almasını sağlayacak alım birliklerinin teşvik edilebileceği, bu birliği oluşturan anlaşma ve kararlara muafiyet tanınabileceği değerlendirilmektedir” denildi.

Yerel perakendecilerin çeşitli birlikler aracılığıyla özel markalı ürün üretmelerinin teşvik edilebileceği vurgulanan raporda, bu kapsamda özel bir muafiyet tanınabileceğine dikkat çekildi.

PARA CEZASI CAYDIRICI NİTELİKTE OLMALI
Raporda zincir marketlerin haksız ticari uygulamalarının önlenmesi için daha ağır yaptırımların olması gerektiğine dikkat çekildi.

Bu kapsamda para cezalarının caydırıcı nitelikte olması ve caydırıcılığın sağlanması için idari para cezasının teşebbüs cirosu üzerinden tesis edilmesi, tekrarı halinde cezada artırım olanağının bulunması gerektiği vurgulandı.

KAYNAK: SABAH

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir