Kalpten beyne uzanan tehlike! Vakalar alarm veriyor

8

Bilim insanları, yaygın görülen bir kalp ritmi bozukluğu olan atriyal fibrilasyonun (AF) bunama riskini artırdığına dair önemli bulgular elde etti.

Kalbin üst odacıklarının düzensiz ve hızlı atmasına yol açan bu durum, genellikle hayati tehlike arz etmese de, tedavi edilmediğinde felç gibi ciddi komplikasyonlara zemin hazırladı.

Son araştırmalar, AF’nin yalnızca kalp değil, beyin sağlığı üzerinde de derin etkiler bıraktığını gösterdi.

İşte bu rahatsızlığın bunamayla bağlantısı ve uzmanların dikkat çeken açıklamaları…

BİLİMSEL BULGULAR ALARM VERDİ

ABD’deki Boston Üniversitesi’nden nörolog Prof. Rhoda Au liderliğinde yürütülen bir çalışma, atriyal fibrilasyonun bunama riskini artırdığını ortaya koydu.

Araştırma, Framingham Kalp Çalışması’ndan elde edilen verilerle desteklendi ve AF hastalarının bilişsel gerileme yaşama olasılığının %40 daha yüksek olduğunu tespit etti.

Prof. Au, “AF, beyne giden kan akışını bozarak mikro damar hasarlarına neden oldu. Bu da zamanla bunamaya yol açan patolojik süreçleri tetikledi” dedi.

Journal of the American Geriatrics Society’de yayımlanan bu çalışma, 5 bin kişi üzerinde 10 yıllık bir takip sonucunda bu ilişkiyi doğruladı.

FELÇTEN SONRA YENİ BİR TEHDİT ORTAYA ÇIKTI

Atriyal fibrilasyonun felç riskini artırdığı uzun zamandır biliniyordu, ancak bunamayla bağlantısı son yıllarda dikkat çekti.

İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nden nörolog Dr. Masud Husain, “AF, beyinde küçük kan pıhtılarının oluşmasına yol açtı. Bu pıhtılar, sessiz enfarktüsler olarak bilinen mikro felçlere neden oldu ve bilişsel işlevleri yavaşça yıprattı” açıklamasında bulundu.

Brain dergisinde yayımlanan bir meta-analiz, AF hastalarının Alzheimer hastalığına yakalanma riskinin %30 daha fazla olduğunu gösterdi.

Uzmanlar, bu durumun özellikle yaşlı nüfusta ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirtti.

MEKANİZMA BEYNİ HEDEF ALDI

Araştırmalar, AF’nin beyin üzerindeki etkisinin yalnızca kan akışıyla sınırlı olmadığını ortaya koydu.

Japonya’daki Kyoto Üniversitesi’nden nörolog Dr. Kenji Hashimoto, “AF sırasında kalp düzensiz attığında, beyne yeterli oksijen ulaşmadı. Bu hipoksi, nöronlarda toksik protein birikimini hızlandırdı ve bunama riskini artırdı” dedi.

Nature Neuroscience’ta yayımlanan bir çalışma, AF’nin amiloid beta ve tau proteinlerinin birikimini tetiklediğini, bu proteinlerin ise Alzheimer’ın temel yapı taşları olduğunu kanıtladı.

UZMANLARDAN ÖNLEM ÇAĞRISI YAPILDI

Uzmanlar, atriyal fibrilasyonun erken teşhis ve tedavisinin bunama riskini azaltmada kritik olduğunu vurguladı.

ABD’deki Mayo Clinic’ten kardiyolog Dr. Peter Noseworthy, “AF’yi kontrol altına almak için antikoagülan ilaçlar ve ritim düzenleyici tedaviler kullanıldı. Bu, hem felç hem de bilişsel gerileme riskini düşürdü” dedi.

Circulation dergisinde yer alan bir araştırma, AF tedavisine erken başlanan hastalarda bunama oranlarının %25 azaldığını gösterdi.

Dr. Noseworthy, “Kalp sağlığını korumak, beyin sağlığını da korudu” diye ekledi.

RİSK FAKTÖRLERİ GÖZ ARDI EDİLMEDİ

Atriyal fibrilasyonun hipertansiyon, diyabet ve obezite gibi risk faktörleriyle bağlantılı olduğu biliniyordu.

Avustralya’daki Melbourne Üniversitesi’nden Prof. Julie Bernhardt, “Bu risk faktörleri hem AF’yi hem de bunamayı besledi. Sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri, her iki hastalığı da önlemede etkili oldu” dedi.

The Lancet Neurology’de yayımlanan bir çalışma, düzenli egzersiz ve dengeli beslenmenin AF kaynaklı bunama riskini %20 azalttığını ortaya koydu.

TOPLUM SAĞLIĞI İÇİN ACİL ADIM ATILDI

Bilim insanları, atriyal fibrilasyonun bunama üzerindeki etkisinin fark edilmesiyle halk sağlığı politikalarında değişikliğe gidilmesi gerektiğini savundu.

Prof. Au, “AF’nin erken teşhisi için tarama programları yaygınlaştırıldı ve bu, bunama vakalarını azaltmada önemli bir adım oldu” dedi.

Uzmanlar, özellikle 65 yaş üstü bireylerin düzenli kalp kontrollerinden geçmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.

Mehmet Şimşek