Kadınlara kanserlerle ilgili kritik uyarılar

Meme kanserine neden olan genetik mutasyonların tespit edildiği kadınlara, hastalık ortaya çıkmadan önce memesini çıkartmalarını tavsiye eden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Müfide Nuran Akçay, meme kanserinin farkındalığı ve önemi hakkında bilgi verdi.

Akçay, meme kanserinin kadınlarda en sık rastlanan kanser türü olduğunu ve 8 kadından birinin bu hastalığa yakalanabileceğini söyledi.

Erkeklerde de görülebildiğini ancak çok daha nadir olduğunu belirten Akçay, “Meme kanseri erken tanı ve uygun tedavi ile tamamen iyileşebilen bir hastalıktır.” dedi.

Akçay, dünyada ve Türkiye’de meme kanserinin son yıllarda artış gösterdiğine dikkat çekerek, “2015 yılında dünyada her yıl 1 milyon yeni meme kanseri vakası bildirilirken, 2020 yılında bu sayının 2 milyona yükseldiğini görüyoruz. Türkiye’de de 2020 yılında 22 bin 500 yeni meme kanseri vakası saptandı. Bu demek oluyor ki dünyada her 3 dakikada bir kadına meme kanseri teşhisi konuluyor ve her 11 dakikada bir kadın meme kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor.” şeklinde konuştu.

“HER KADIN 40 YAŞINDA MAMOGRAFİ YAPTIRMALI”

Akçay, kadın olmanın meme kanseri için en önemli risk faktörü olduğunu vurgulayarak, 20 yaşından itibaren her kadının adet döneminin bitiminden sonra kendi kendine meme muayenesi yapması gerektiğini ifade etti.

Muayene sıklığının 20-40 yaş arasında 3 yılda bir, 40 yaşından sonra ise yılda bir olması gerektiğini belirten Akçay, “Meme kanserinin taramasında en etkili yöntem mamografidir. Her kadın 40 yaşında mutlaka mamografi yaptırmalıdır. 40 yaşından sonra da 2 yılda bir ya da yılda bir mamografi ile tarama yapılmalıdır. Bu taramalar hastaneye gelme imkanınız olduğu sürece ihmal edilmemelidir. Meme kanserini tamamen önlemek mümkün değildir ama Akdeniz tipi beslenme, 40 yaşından sonra hamur işi, yağlı ve ağır yiyeceklerden uzak durmak gerekir.” dedi.

“ANGELİNA JOLİE ÖRNEĞİ”

Akçay, aile öyküsünde meme kanseri olan veya meme kanserine yol açan genetik mutasyonları taşıyan kadınların daha dikkatli olması ve daha sık tarama yaptırması gerektiğini söyledi. Akçay, şöyle devam etti:

“Her kadın ve kızımız günde en az yarım saat ya da mümkünse 1 saat tempolu yürüyüş yapmalıdır. Yürüyüş meme kanseri riskini azaltmaktadır. Ayrıca yüksek riskli kadınlara, yani ailesinde meme kanseri olan veya bu hastalığa neden olan genetik mutasyonları taşıyan kadınlara, Angelina Jolie gibi hastalık başlamadan önce iki memesini çıkartmalarını öneriyoruz. Bilindiği üzere Amerikalı ünlü oyuncu Jolie’nin annesi ve anneannesinde meme kanseri vardı. Kendisi yaptığı genetik testte mutasyon olduğunu öğrenince, güzelliği ve vücudu ön planda olmasına rağmen ‘6 çocuğum var, anneyim, yaşamalıyım’ diyerek iki memesini çıkarttı. Biz de son zamanlarda bu ameliyatı sıkça yapar olduk. Eskiden bu durumdaki kadınlar memesini çıkartmaya çekinirdi ama bugün bu ameliyatı sıkça yapıyoruz. Yüksek riskli kadınlara tavsiye ediyoruz, geliyorlar ve iki memesini alıp yerine silikon koyuyoruz. Jolie örneği tüm dünyada olduğu gibi bizde de etkisini gösterdi. Tabii bu yöntem meme kanseri riskini yüzde 90-95 oranında azaltıyor.”

Akçay, erken evrede yakalanan meme kanserlerinde, memeyi tamamen almak yerine sadece kitleyi çıkartan meme koruyucu cerrahi yapıldığını, kemoterapi ve radyoterapinin de daha az uygulandığını söyledi.

Kadınlara kendilerine değer vermeleri çağrısında bulunan Akçay, “Kadın anne, eş ve evin direğidir. Hem kendisini hem de ailesini yönetir. 40 yaşında mutlaka mamografi ile taramaya başlamalıyız. Bu tüm dünyada kabul gören bir şeydir. Taramalarla meme kanserini yüzde 85 oranında erken yakalamak mümkündür. Bu yüzden erken tanı ve tedavi çok önemlidir.” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx